• https://www.facebook.com/pages/Sosyalbilgiler8/106567192743181?ref=tn_tnmn
  • https://twitter.com/dombiktosba
8.SINIF TEST ÇÖZ
yeni testler
HER TELDEN

ELEKTRONİK YUZYIL

YAŞAMIN İÇİNDE SOSYAL BİLİMLER
  • İçinde insan olan ve topluma ait olan bü­tün unsurların incelendiği bilim dalına sosyal bi­limler denir.
  • Sosyal bilimler; tarih, coğrafya felsefe, psikoloji, sosyoloji, arkeoloji, antropoloji, ekonomi ve siyaset gibi birçok bilim dalını içine alan geniş bir bilimdir.
  • Sosyal bilimler hayatımızın her alanında vardır. İnsan, hayatında yaşadığı değişim ve ge­lişimleri anlatabilmek için sosyal bilimlerden ya­rarlanmak zorundadır.

    SOSYAL BİLİM DALLARININ TOPLUM HAYATINA OLAN ETKİLER

  • Tarih: Toplumu etkileyen hareketlerden do­ğan olayları, zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişki ve bağlantıları ortaya ko­yan bilim dalıdır.
  • Tarih bilimi, geç­mişe ait bilgiler sunarken aynı zamanda geçmiş­te yaşanan olayların neden ve sonuçlarını değer­lendirme fırsatı da verir.
  • Sosyoloji: Bir toplumun örfünü, âdetini, ya­şam biçimlerini, toplumsal olay ve kurumlarını in­celeyen bilim dalıdır. Sosyoloji, törelerimizi, ina­nış ve düşüncelerimizi kısaca kültürümüzü ince­lemektedir.
  • Sosyoloji ile uğraşan bilim insanlarına ise sosyolog denir. Sosyologlar, toplum içindeki de­ğerleri araştırır.
  • Coğrafya: İnsanın içinde yaşadığı çevrenin doğal özelliklerini, insan ile doğal çevre etkileşi­mini konu edinen sosyal bilim dalıdır.
  • Coğrafyanın konusu yeryüzüdür,İnsanlar ve diğer canlılar, yeryüzü dediğimiz doğal çevre­de yaşarlar. İnsanlar yaşadıkları çevreden etkile­nirler. Ancak uygarlık seviyesi yükseldikçe doğal ortamı etkilemeye, daha uygun hayat şartları elde edebilmek için çevrelerini değiştirmeye çalışırlar.
  • Coğrafya ile uğraşan bilim insanları çevre bilinci yüksek ve doğal çevrelerine karşı duyarlı kimselerdir.
  • Felsefe: Varlığın ve bilginin kaynağını bilim­sel olarak araştıran bir bilim dalıdır.
  • Antropoloji: Kazılar sonucunda ortaya çı­karılan insan iskeletlerini inceleyerek insan ırkla­rını sınıflandıran bir bilim dalıdır.
  • Arkeoloji: Uzak ya da yakın geçmişte yaşa­mış insan topluluklarının ve onların oluşturdukla­rı siyasi ve sosyal yapıların ve tüm maddi kültür varlıklarının ortaya çıkarılıp incelenmesi ve insan­lığın yararına sunulmasını amaçlayan bir bilim dalıdır.
  • Hukuk: Toplumsal ilişkileri düzenleyen, dev­letin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü­nü inceleyen bir bilim dalıdır.
  • Ekonomi: İnsanların yaşamak için üretim yapma ve üretimi bölüşme biçimlerini inceleyen bir bilim dalıdır.

                                 İLERLEMENİN SINIRI YOKTUR

  • İnsanoğlu, doğumundan itibaren sürekli doğayla mücadele halindedir. İlk çağlarda, olum­suz yaşam koşulları (soğuk iklimler, vahşi hay­vanlar) karşısında insanlar çaresiz kalıyorlardı. Tarih boyunca insanlar sürekli olarak doğayı kontrol altına almak ve doğaya hükmetmek için çalışmalar yapmıştır.
  • Taşları yontarak kendilerine aletler yapan insanlar, daha sonraları ateşi bularak doğaya hükmetme yolunda önemli bir adım atmışlardır.
  • İnsanlığın, sürekli gelişim ve değişim içe­risinde olması her geçen gün doğa karşısında in­sanların üstünlüğünü artırmaktadır.
  • İnsanların, doğada bulunan maddeleri kendi işlerine yarar hâle getirebilmek ve yeni mad­deler bulmak için kullandıkları farklı yöntemleri de içine alan tekniklerin tümüne teknoloji denir.
  • Teknolojinin ilk örnekleri taş baltalardır. İl­kel insanlar vahşi hayvanlardan korunmak ama­cıyla taş baltalar yapmışlardır.
  • Teknolojinin ilerlemesi 18. yüzyılda sana­yileşme faaliyetleri ile gerçekleşti. Teknolojik iler­leme ve bilim alanında meydana gelen gelişmeler günümüzde bütün hızıyla devam etmektedir. Teknoloji ve bilimin bu hızla ilerlemesi insan - do­ğa mücadelesinde, insanların daha avantajlı ol­masını sağlamaktadır.
  • İnsanoğlu bugün geçmişe göre teknolojik açıdan daha ileri bir düzeyde bulunmaktadır. Ge­lecekteki insanlar da bugüne göre çok daha iyi bir teknolojik seviyeye sahip olacaklardır, ileriki dö­nemlerde bilim ve teknolojide çok önemli geliş­meler yaşanacaktır. Yaşamı sürdürme ihtiyacı, insanlığı daima yeni arayışlara yönlendirecektir.
  • Son yıllarda bilim ve teknoloji alanında yaşa­nan gelişmeler ve bu gelişmelerin gelecekteki in­san yaşamı üzerine etkilerinden bazıları şunlar­dır:

NANOTEKNOLOJİ

  • Çok küçük anlamına gelen Yunanca bir kelimeden türeyen nano, bir ölçü birimidir ve mil­yonlarca parçayı gösterir. Nanoteknoloji genel olarak maddeyi dolaylı olarak atom boyutuna ya­ni "nano" boyutuna indirgeme işidir.
  • 1974 yılında Tokyo Üniversitesi'nde Nario Taniguchi tarafından ortaya atılan nanotek­noloji, mevcut teknolojilerin daha ileri düzeyde duyarlılık ve küçültülmesine dayalı olarak hızla ortaya çıkan teknolojidir. Gelecekte bu teknoloji muhtemelen moleküler nano büyüklüğündeki bo­yutlarıyla yapı makinelerini ve mekanizmalarını da içerecektir.
  • Nanoteknoloji ölçü olarak nanometre adı verilen bir ölçme birimini kullanır. Her bir ölçüde 1 milyar nanometre vardır. Her bir nanometre 3 ile 5 atom genişliğindedir. Ortalama, insan saç teli­nin kalınlığından elli bin kez daha küçüktür.
  • Nanoteknolojinin bir yönü de, süper kü­çük bilgisayarlar (bakteri büyüklüğünde), milyar­larca dizüstü bilgisayar gücünde küp şeker bü­yüklüğünde süper bilgisayarlar ya da günümüzün bilgisayarlarından daha güçlü belirli bir büyüklük­te masaüstü bilgisayar modelleri gibi nano boyu­tunda yapılabilmesidir 
  • Nanoteknoloji genel amaçlı teknoloji ola­rak adlandırılır. Gerçekleştirildiği zaman, nano­teknoloji bütün sektörlerde ve toplumun her ala­nında önemli bir yere sahip olacaktır. Daha iyi ya­pılmış, daha uzun süre dayanan, daha temiz, gü­venli ve akıllı ürünler evde, iletişimde, tıpta, ula­şımda, tarım ve endüstrinin her alanında kullana­bilecektir.
  • İnsan vücudunda dolaşarak, kanser hüc­relerini yayılmadan bulup yok eden tıbbi araçlar üretilebilecektir.
  • Elektrik veya bilgisayarlar gibi nanotekno­loji de hayatın her aşamasında insanlara daha iyi olanaklar sunacaktır. Askerî alanda nanoteknolo­ji sayesinde çok daha güçlü silahlar ve gözetleme araçları yapılacaktır.
  • Nanoteknolojinin önemli yararlarından bi­ri de sadece daha iyi ürünler değil, aynı zamanda daha gelişmiş üretim araçları sunmasıdır. Bu tek­noloji ile bir bilgisayarda veri dosyaları toplana­bilir ve çok düşük bir maliyette ya da ücretsiz ola­rak istenildiği kadar kopyalanabilir.
  • Bu teknoloji sayesinde üretim araçları katlanarak yeniden üretilebilecek ve böylece na­no fabrikası birkaç hafta içerisinde birkaç fabrika­nın üretiminden daha fazla üretim yapacaktır

       İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ

  • Her türlü bilginin topluma ulaşabilmesi için iletişim teknolojisinin gelişmiş olması gerekir. 19. yüzyılda elektrikli telgrafın icadıyla iletişim çağı başladı ve günümüzde gelişmiş iletişim araçları sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki kişi ve kuruluşlarla bağlantı kurmak mümkün hâle geldi.
  • İletişim alanında meydana gelen gelişme­lerin hızlanmasını sağlayan temel etken uydula­rın uzaya fırlatılması oldu. Bu uydular sayesinde iletişim teknolojileri gelişti; televizyon yayın ağının genişlemesi ile haberlerin her yere ulaşması sağ­landı.
  • İletişim alanında yaşanan en büyük geliş­melerden biri de telefondur. Telefon Graham Bell tarafından 1876 yılında icat edildi. 1970'li yıl­lara gelindiğinde evlerimize taşınabilir telefonlar girmeye başladı. 1983 yılında ise ilk cep telefonu yapıldı. Günümüzde ise müzik ve görüntü kaydı yapabilen telefonlar yaygınlaştı.
  • Önceleri sadece sesin iletilmesi sağlanır­ken, günümüz teknolojisinde görüntülü telefon ve internet ile ses ve görüntünün aynı anda dünya­nın her yerine iletilebilmesi sağlandı.
  • Günümüz iletişiminde bilgisayarlar çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden sadece belli alanlarda ve belli kuruluşlar tarafından kullanılan bilgisayarlar bugün oldukça yaygındır. Telefon ağı ile internete bağlanan bilgisayarlar sadece bil­giyi depolamak için değil, alışveriş yapmak, oto­büs bileti almak veya uzaktaki bir kişiyle haber­leşmek amacıyla kullanılmaya başlandı. İlk kulla­nıldığı dönemlerde bilgisayarların boyutları çok büyükken günümüzde dizüstü bilgisayar boyutu­na gelindi.
  • Türkiye, gelişen teknolojiye ve iletişim ça­ğına ayak uydurabilecek alt yapıya sahip ülkeler­den biridir. Ülkemizde de diğer ülkelerde olduğu gibi haberleşmek amacıyla gelişmiş teknolojiler kullanılmaktadır. Uzaya fırlatılan Türksat uydusu ile kişiler ve kurumlar arasındaki bilgi alışverişi hızlı ve güvenli olarak yapılabilmektedir.

       ULAŞIM TEKNOLOJİLERİ

  • Bilim ve teknolojide meydana gelen geliş­meler ulaşım alanında da etkili oldu.
  • Nüfusun artması, sanayinin gelişmesi ve büyük şehirlerin kurulması ile ulaşım, üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu hâline geldi.
  • Yüz binlerce insanın bir arada yaşadığı bir şehirde insanların işlerine, okullarına veya ulaşmak istedikleri yere rahat, güvenli ve ekono­mik bir şekilde ulaştırılmasının gerekliliği ulaşım teknolojileri üzerinde çalışmalar yapılmasını sağ­ladı.
  • 20. yüzyılda kara, deniz, demir ve hava yollarında ulaşımı kolaylaştıran büyük gelişmeler yaşandı.
  • Son yıllarda kara yolları yapımına büyük önem verildi ve otoyolların yapımı hızlandı. Kara yollarının gelişmesine bağlı olarak motorlu taşıt­larda modernleşmeye gidildi.
  • Günümüzde demiryollarının modernleş­mesine de önem veriliyor. Özellikle son dönem­lerde hızı çok fazla olan trenler yapılmaya başlan­dı. Örneğin; Japonya ve Avrupa'da saatte 300 -500 km hızla hareket eden trenler sefere konuldu.
  • Hızlı taşıma sistemlerinden olan metrola­ra da ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Metrolar sayesinde insanlar gidecekleri yerlere daha kısa sürede ulaşmaktadır.
  • 20. yüzyılın ortalarına doğru deniz taşı­macılığına olan talep de arttı. Büyük gemiler ya­pıldı ve bunların hızları artırıldı.
  • Son yıllarda havacılık alanında da büyük gelişmeler oldu. Yolcu uçaklarının hızı arttı, buna bağlı olarak uçakların uçuş rotaları arttı, gelişen teknoloji ile uçakların daha az yakıt tüketmesi ve gürültüsünün azalması sağlandı.

       ARTIK KİMSE KAYBOLMAYACAK

  • Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS), dünya üzerindeki kesin yerimizi tespit etmemizi sağlar. GPS, konum belirlemek amacıyla son yıl­larda yapılan en önemli keşiftir.
  • Geçmişte insanlar, yönlerini bulmak için doğadan yararlanıyordu. Konumlarını Güneş'e ve yıldızlara bakarak hesaplıyorlardı. Günümüzde konum belirlemedeki en önemli buluş, Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS)dir.
  • GPS alıcısı her yerde bir sonraki durağı­mızın neresi olacağını, oraya ne kadar uzaklıkta olduğumuzu, hangi yönde oraya ulaşacağımızı bulmamıza yardımcı olur.
  • Yeryüzündeki herhangi bir noktada GPS'nin çalışabilmesi için aynı anda en az dört uy­duyu görmesi gerekir. Bu da yörüngede en azın­dan 25 uydunun bulunmasıyla sağlanabilir. Şu an­da yedekleriyle birlikte toplam 29 GPS uydusu yö­rüngede dolaşmaktadır. Bu uyduların her biri gün­de iki kez Dünya'nın çevresini dolaşmaktadır.
  • GPS, kapalı alanlar ve su altı gibi sinyalle­rin alınmasının güçleştiği yerler dışında dünya üzerinde her yerde çalışır. Tipide, yoğun siste, okyanus ortasında bile çalışma özelliğine sahiptir.
  • GPS'nin karada, havada ve denizde birçok kullanım alanı vardır. Kara, deniz, hava ve demir yolu taşımacılığında insanlara büyük kolaylık sağ­lar. Ayrıca GPS askerî ve sivil amaçlı olarak uzaya fırlatılan sistemlerden faydalanılarak kullanılır.

   TIP VE YARDIMLAŞMA

 Doku - Organ Bağışı ve Önemi

  • Çeşitli hastalıklar ve kazalar sonucunda insanların çeşitli doku ve organlarında bozulma­lar meydana gelebilir. Bozulan doku ve organlar görevlerini yerine getiremediği için bunların yeri­ne yenilerinin nakledilmesi gerekir. Bu olaya do­ku ve organ nakli denir.
  • Doku ve organ naklinde, aynı kişinin sağ­lam dokularından ya da başka bir kişinin doku ve organlarından faydalanılır. Ayrıca beyin ölümü gerçekleşen kişilerin doku ve organları da nakledilebilir.
  • Tıbbın gelişmesi ile kornea, kemik iliği, akciğer, karaciğer, kalp, böbrek, pankreas gibi or­ganların nakli yapılabilmektedir.
  • Türkiye'de doku ve organ nakli yasal ku­rallara bağlanmıştır. 18 yaşını dolduran ve akli dengesi yerinde olanlar bu bağışı yapabilirler. 18 yaşından küçük olanların anne ve babalarından izin alması zorunludur.
  • Daha önce organ bağışında bulunmamış olanlarda ve beyin ölümü gerçekleşenlerde ise yakınlarının izni alınmalıdır.
  • Organ bağışında bulunma dayanışma ve yardımlaşmaya verilebilecek en önemli örnektir.
  • Her insan kendi başına da gelebileceğini düşünerek organ bağışı konusunda daha duyarlı olmalıdır.

                KUŞ GRİBİ NEDİR?

  • Tavuk, kaz, ördek gibi kanatlı hayvanlar­da kitlesel ölümlere yol açan ve aslında bir hay­van hastalığının etkeni olan virüsün insanlarda ortaya çıkardığı hastalığa kuş gribi denir.
  • Kuş gribinde göçmen kuşlar virüsün do­ğal taşıyıcısıdır ve virüs göçmen kuşlar aracılığıy­la çok farklı merkezlerde kanatlı hayvanlara yayı­lır ve çok sayıda ölüme sebep olabilir.
  • Kuş gribinin on beş ayrı çeşidi vardır. Bunlardan üçü insanlarda hastalık yapar. Türkiye ve dünyayı tehdit altına alan ölümcül kuş gribi vi­rüsü H5N1 grubunda yer alır.
  • Kuş gribi hastalığının insana bulaşması; hasta hayvanlarla doğrudan temas edilmesi ya da hayvanların göz yaşı, burun akıntısı ve boğaz akıntısı sonucunda ortaya çıkar.
  • Kuş gribine yakalanan insanlarda görülen en önemli belirtiler; yüksek ateş ve kuru öksürük­tür. Hastalık, hiçbir belirti vermeden ayakta da ge­çirilebilir. Hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ağır seyreden vakalarda solunum yetmezliği ile tehlike oranı yükselir.
  • Henüz hastalığın tam bir tedavisi ya da aşısı bulunamamıştır.
  • İyi pişmiş tavuk etinden insana virüs bu­laşması mümkün değildir. 70°C'nin üzerinde virüs etkisiz hâle gelir.

EMEĞE SAYGI

Mevcut bilgi birikimleri ve deneyimlerden yararlanarak daha önceden bilinmeyen yeni bir bilgiye ulaşma veya bu bilgiye ulaşma yöntemini geliştirmeye buluş denir.

Yeni bir eser üretmek veya bir buluşa im­za atmak çok fazla emek gerektirdiğinden bu eserlerin yasa dışı yollardan çoğaltılmasını önle­mek buluş veya eser sahibinin haklarını korumak amacıyla patent ve telif hakkı kavramları ortaya çıkmıştır.

PATENT

  • Patent buluş sahibinin buluş konusu ürü­nünü belirli bir süre üretme, kullanma veya satma hakkıdır. Aynı zamanda bu hakkı gösteren belge­ye de patent denir.
  • Patent, endüstri alanındaki bir buluşun sahibine resmî bir organ tarafından verilen ve bu buluşun belirli bir süre kendisinin izni olmaksızın başkalarınca kullanılmasını engelleme yetkisi sağlayan belgedir. Bu belge, hak sahibine belirli bir süre için buluşun başkalarınca kullanılması, satımı ve ithalini engelleme hakkını sağlar.
  • Pa­tent hakları buluş yapmayı özendirmekte, tekno­loji transferlerini sağlamakta ve ülkelerin sanayi planlama ve stratejilerinin belirlenmesinde rol oy­namaktadır.
  • Buluş sahibi buluşunu gerçekleştirmek için emek, zaman ve para harcamaktadır.
  • Patent belgesi, buluş sahibine belirli bir süre için üçüncü kişilerin müdahalesi olmadan iş­letme (kullanma, üretme ve satma gibi) hakkını vermektedir.

Patent Tescili İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

  • Yenilik sağlaması,
  • Tekniğin bilinen durumunun aşılması,
  • Sanayi alanında uygulanmasıdır.

NOT: Ülkemizde özgün çalışmalar yapan in­sanların haklarını korumak amacıyla Türk Patent Enstitüsü kurulmuştur.   

 TELİF HAKKI

  • Bir düşünce veya sanat eserini ortaya ko­yan kişinin bu eserden doğan haklarının tümüne telif hakkı denir.
  • Telif hakkına sahip olan kişi veya kuruluş, o eserle ilgili ekonomik hakların yanı sıra eserin sahi­bi olduğunu iddia etme ve esere verilebilecek zarar­ları engelleme hakkına sahip olur. Eserin çoğaltıl­ması, kiralanması, radyo ve televizyonlarda yayın­lanması gibi haklar da telif hakkı kapsamındadır.
  • Sembolü çember içinde © veya ® harfleri ile gösterilir. Bu işaretlerin bulunduğu ürünler, o ürünlerin tescilli birer marka olduğunu ve yasalarla korunduğunu gös­terir.
  • Devlet yasalarla sanatçıların haklarını ko­ruma altına alır(Anayasamızın 64. maddesi).
  • Devlet, sanat eserlerini korumak için bu konuda "Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu", "Vi­deo ve Müzik Eserleri Kanunu" gibi yasalar çı­karmıştır.
  • Ülkemizde telif hakkı, 1951 yılında çıkarı­lan "Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" ile düzen­lenmiştir.

KORSANA HAYIR

  • Türkiye'de eserlerin yasal olmayan yollar­dan çoğaltılmasının önüne geçebilmek için çeşitli yasalar çıkartılmıştır.
  • Telif ve patent haklan saklı olan ürünler yasal yollardan temin edilmelidir.
  • Günümüzde yasal yollar dışında çoğaltı­lan ve satılan kitap, CD, kaset, bilgisayar yazılımı gibi bandrolsüz ürünlere  korsan denilmektedir.
  • Korsan ürünlerinde bandrol olmaması ya­ni bu ürünlerin vergisiz olması fiyatlarının çok ucuz olmasını sağlamaktadır. Bu olay korsana olan ilgiyi artırıcı etki yapmaktadır. Hangi neden­le olursa olsun korsan ürünlere rağbet etmemek gerekir. Korsan ürün almak, eser sahibinin hakla­rını çiğnemek ve emeğine saygı duymamak, aynı zamanda devlete ekonomik olarak zarar vermek anlamına gelmektedir.

 


Yorumlar - Yorum Yaz


2.SINIF TEST ÇÖZ
SINAVLAR
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam192
Toplam Ziyaret4272584
8.sınıf teog din testi çöz